Çağrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çağrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2012 Cuma

Kurtar”ma” operasyonu


Porsuk çayı üzerinde kara bir nokta gibiydi. Sözde kurtarmaya çalışanlar için de bir noktadan daha fazla değeri yoktu aslında…

Olup biten her şey an be an kayıtlı. Kimse ne “yalan” diyebilir ne de o ağızlara kolay gelen “basının uydurması” cümlesini kurabilir.

…”ölmüştür zaten” diyen de vardı, “tutun artık” diyen de… Ama olmadı yaşam ile ölüm arasındaki o çizgide el uzatmak yerine balık kepçesi uzatıldı küçük çocuğa. Oysa balık değil, kanlı canlı bir insandı… Kim bilir belki de çoktan ölmüştü göz göre göre hem de…

Topunun peşinden koşarken Porsuk’a düşen küçük çocuk, yüreklerimize kor gibi düştü sabah sabah. Suya atlayıp kurtarmayı tercih olarak görmeyenler balık kepçesi arayıp bulmayı akıl etmişlerdi.  Suda yüzü koyun yatan Çağrı’yı  o kepçe ile yakalamaya çalıştılar hem de dakikalarca…

Bir… iki.. Her deneme boşa çıktı. Ama çareler tükenmedi.  Birinin aklına elbise askısı geldi. İpe bağlayıp kilolarca ağırlıkta ki elbise askısı çocuğun üstüne atıldı hem de defalarca… Her darbede ölüme bir adım daha yaklaştığı hiç hesap edilmedi.



Bilgisayar başında izlemenin  çaresizliği  “…”

Anlatacak söz yok tek bildiğim Porsuk’un kenarında ki polisler de daha fazlasını yapmadı … Yoldan geçen bir vatandaş olsa da değişmezdi duygularım ama canımızı emanet ettiğimiz o üniformalı polisleri o halde görmek… “Kime neyi emanet ediyoruz biz o zaman” dedirtti…

Dakikalar sonra nihayet seslere kulak veren bir vatandaş suya atlamayı bildi… Minik bedeni,  çarçabuk çıkardı yüreğimiz yakan o serin sulardan…



Suni teneffüs, kalp masajı… O artık atan bir kalpti… Emin ellere 112’ye emanetti… Çağrı hayata tutunmaya çalışıyor. Çağrı’yı balık kepçesi ve elbise askısı zulmünden kurtaran Özkan Yavuz sadece O’nun değil benim de kahramanımsın artık…