rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2012 Cuma

Bu rüya gerçek olsun...

O mu seçmişti, seçilmiş miydi kimse bilemedi. Tek bilen Yaradan’dı…

Ah mı aldı yoksa zoru mu sevdi hep? Onu bilemedi; hep üzüldü… 3-5 günlük gülümsemeleri kahkahaya dönüşemeden gözyaşlarıyla silindi gitti… O kadar çok cam kırığı vardı ki artık umut etmemek en iyi çareydi. Yüreğinin kapısını çizikleri kapansın diye değil yenileri açılmasın diye kapattı…

Eli değildi ki bantlasın, tek çare duaydı…

Telefonun ucunda çınlayan ses bir şeyler yolunda diyordu aslında seçilen kelimelerin hiç ama hiç önemi yoktu. Bu iyiydi…

Gülümsemekten anlatamadığı bir rüyaydı. Tüm kalbiyle gerçek olsun istediği muhteşem bir rüya. Hani o nur yüzlüler vardı ya Onlardan birini görmüştü. Loto tahmini yapan ak sakallı dede gibi değil yaşı yaşına uygun gencecik bir adam J  O kadar gerçekti ki uyandığında yanında olmamasına anlam veremedi.

Kısacık bir metro yolculuğunda oturmuştu yanına rast gele değil seçerek… “İlk görüşte aşka inanır mısın bilmem ama şu an tam da onun ortasındayım” dedi. Öyle gerçek öyle tanıdık ki bu yabancı adamın yüzü, sesi, kapılıp gitti ister istemez. Ama dedi “3 gün yokum bu şehirde sadece 3 gün sonra gelip seni alacağım”

…!

O kapı kapandığında açıldı göz kapakları… Yatağındaydı. O yoktu ama kalbinde ki çizikler de yoktu sanki… Hiç acı çekmemişti ilk gündü sanki hayattaki.

…Bu kadar huzurlu olmasın da ne yapsın… Rüya güzeldi de devam eden bir hayat vardı tüm acımasızlığıyla … Ropörtaj için konuk bulunacaktı. Gündemin uzağında dingin bir konuktu istediği ruhu gibi dingin olsun istiyordu program.  Uygun bir isim önerilmişti. O’nu aramak için telefonu kapatırken gitti sesi. Telefon mu kapanmıştı? Yoo.. açıktı O’nun sesi gitmişti.  Arama motoruna konuğunun adını yazdığında karşına çıkan fotoğraf hayatla tüm bağını koparmıştı. Rüyasında gördüğü adam hani metro da 3 gün sonra döneceğim diyen adam…

Sesini, nefesini toplaması uzun zaman aldı… Her şey normale döndüğünde cep telefonuna rakamları tek tek girip yese bastı. Uzun uzun çaldı telefon açılmayacak diye vazgeçtiği anda “efendim” diyen o ses çarptı kulaklarına, kalbine… Daha bir dakika önce her şey normale dönmemiş miydi…? Bu bir görevdi yerine getirecekti. Kısa bir hal hatır seremonisinden sonra davetini dile getirdi.

Beklediği cevap bu değildi. Üzgünüm ama gelemem… Yine mi başa saracaktı her şey yine mi yarım kalacaktı böyle…
Sessiz kaldığının farkına bile varamadı “orda mısınız” sözünü duyana dek. Teşekkür edip kapatma zamanıydı ama karşı tarafında telefonu kapatmak niyetinde olmadığını fark etti heyecanla. Programınıza gelemem ama nazik davetinize davet ile yanıt verebilirim. Önümüzdeki hafta bir gün çayımı içmeye gelirseniz çok sevinirim . Belki ilerde bir başka program olur tanışmış oluruz dedi. “Ama yarın yurt dışına çıkıyorum 3 gün yokum gelince arasam sizi tabi uygun görürseniz?”

Gerçekten o sözleri duyuyor muydu? Yoksa telefon çoktan kapanmış kalbi kendi kendine mi konuşuyordu? Telefona tekrar baktı açıktı ve gerçekten müstakbel konuğu konuşuyordu. Ele vermek istemedi kendini ne diyecekti aslında bin dün gece sizi rüyamda gördüm mü? İnşallah dedi. Görüşmek temennileriyle kapandı telefon.

Aynı anda bir önceki numarayı yeniden aradı. Karşısındaki daha sabah rüyasını anlattığı bendim bu kez. Bunun dünyevi bir adı yoktu. Telefon hattı huzur taşır mı bilmiyorum ama taşımıştı işte.

Geçmeyi unutan 3 günün sonunda çalmayan telefonu görmek acıtmaya başlamıştı içini. 3 gün 5 gün 1 hafta… 10 gün.

… Belki de hayaldi bilmiyorum ki ! Neyse canımız sağ olsun

10 gün sonra kaydedecek söz bulamadığı için sadece rakam olarak kalan numarayı gördü ekranda. “Kusura bakmayın 1 ülke planlayıp 3 ülkeye çıkınca geç kaldım. Uygun olduğunuz gün bekliyorum mutlaka”

Al işte tek bir cümle ile dünya yine değişti… Anlaşılan o nezih mekanda değil, denizin kenarında buldu kendini ilk kez yüz yüze geldiği adını bile yeni öğrendiği genç adamla. Rüyasındakinden bile daha temiz yüzlüydü, gözlerinin rengi huzurdu.

 “Lafı uzatmayacağım, garip olacak ama hissettiğim bu ne mantık arayın ne de sebep sadece dinleyin” dedi.

O kadar güzel sözün arasında “evlenelim” dediğini mi kaçırmıştı yoksa bu da mı hayaldi? “Cevabınız nedir” sorusuyla duyduğu her şeyin gerçekten duyduğunu anladı.
Ne mi oldu. Hikaye henüz bitmedi en kıymetli reklam arası bu sanırım. Henüz cevabını vermedi çünkü ;)

Not: Yaşanan kurgu değil tamamen gerçek. Hikayesini olduğu gibi paylaşmama izin veren sevgili dostuma teşekkürler... Tüm güzel rüyaların gerçek olsun ;)