Lig bütün renkleriyle güzel de var mı Sarı-Lacivert gibisi ;)
Volkan’a fırlatılan çakıyı unutmak mümkün değildi...Ama ne yaptı lacivert yürekler Saraçoğlu’nda hak ettikleri gibi ağırladı ve uğurladı bordo-mavilileri… Ders alırlar diye düşünmüştüm; bunca lince rağmen hala centilmenliği düşünen taraftarın duruşundan.
Ta ki TS Başkanı Sadri Şener’in o twetine kadar… Ne diyordu: “Son maçımız. Rakip(FB) sahamızdan 3 puanla çıkarsa yıkım olur, dünyanın sonuna benzeyen bir şey olur” Nasıl yani? Nasıl son maç ! Son maçları aynı zamanda tek rakipleri olan Beşiktaş ile değil miydi? Hani 3.lük için yarışacaklardı.
Hak edilmemiş bir kupayı istemenin ötesinde bir şampiyonluk hedefi bile koyamayan Şener’in 3.'lüğü de gözden çıkardığını o an fark ettim… Taraftara tek hedef gösterdi: “ Düşman FB” katledilecek.
Hedefi kalmayan taraftarın neler yapabileceğini kestirememiştim . O abartılı güvenlik önlemlerini görünce anladım savaşa gittiğimizi de bu kadarını beklemiyordum.
Hiçbir oyuncu sahaya oynamak için çıkmamıştı. Daha maçın ilk dakikalarında işin rengi çıktı ortaya. Kartın rengi 5. dk kırmızıya dönmediyse kırmızı olmadığından değil, sözde hakemin basiretsizliğinden… Kimsenin ırkı, rengi, dili, dini derdim değil… Tek değer insanlık gözümde o yüzden çoook rahat söylerim “Colman sen insan değilsin” diye. O tekmeyi görmeyen hakeme sözüm yok (!)
Peki ya Stoch ve Emre’nin kafasında patlayan çakmaklar, TS Kalecisi Tolga’yı sıyıran sis bombaları…
Üst düzey güvenlik önlemlerinin ortasında takım otobüsünü koruyamayan Trabzon Emniyeti’nin büyük başarısı. O yabancı cisimler nasıl sızdı içeri? Çok kızmıştım kupa elemelerinde Ankara Emniyeti'ne ama şimdi teşekkür ediyorum. Hatıra diye cüzdanın köşesine attığım 1 kruruş da, parfümümü de sokamamıştım 19 Mayıs Stadyumu'n’a. Halbuki o sevimli polis abla “geç kızım” deseydi içerdeydi. Yani o istemediği için sokamamıştım. Üzgünüm ama siz istediğiniz için girdi o çakmaklar stada… Emniyet müdürü ne düşünüyordur şimdi acaba…?
Kimse aman o da bizim oyuncumuzun ayağını kırmıştı, yok efendim zaten kötü insan teraneleri okumasın. Tanıyan herkes bilir Emre’den nasıl hazetmediğimi. Evet bir yerde faul varsa Emre yapmıştır. Cezasını da çeker, sonra paşalar gibi döner yeşil sahalara. Dün itibariyle gözümde Fenerbahçeli’dir artık Emre Belözoğlu. Madem bu bir oyun değil savaş, o da bir savaşçı en gözü karasından. Zokora ise bırakın futbolcuyu adam değil. Vahşi duygularla, nefretle, kinle, intikamla attığı tekmeye kırmızıyı gösteremeyen Abitoğlu ise hakem değil.
Emre’ye, 'Yaptıysa çantasını toplasın' derken de kahramanımdı; 'Abitoğlu çocuklarına ben hakemim demesin” derken de. Çok moda tabiriyle adamın dibi var ya ben de Rıdvan hoca için diyorum şimdi.
“Emre’den bile mağdur yarattılar” diye Trabzon’a laf atanların üzüldüğünün ne olduğunun da farkındayım dertleri insaniyet değil apaçık ortada.
Maç sonrası o koridorda ne yaşandı bilmek mümkün değil. Bana düşen benim futbolcumun benim renklerimi taşıyanların söylediklerine inanmak. İnsan olan birinin bırakın kanserli olmak, bir anneye küfredeceğine ihtimal vermem. Ki tercüman Samet de yalanladı “demedim” dedi. Demedim diyorsa dememiştir..
Ama bu gözler gördü o gol kralı adam Ziegler’e tokat attı. Yanıtını nerede nasıl alır bilmiyorum. Allah’a havale ediyorum.
Sahada yaralayamadık diye dışarıda silah çekmediniz mi? Yöneticilerin aracına yöneltilen silahı Fenerbahçe TV muhabiri fark edip yere yatın diye uyarmadı mı? Tüm bunların üzerine anlı şanlı bir resmi açıklamayla “Yaşanan sadece adalet arayışı” demek ne oluyor Allah aşkına. Peki biz 10 aydır adaleti böyle arasaydık ne olurdu ülkede bir fikriniz var mı?
Peki ya Şenol Hoca, “gerginliği iyi kullandılar” demekle kalsaydın haklıydın ya da ne dersen deseydin de “Kağıt attılar bomba değil” demeseydin. Eee bomba atsaydınız o zaman.
Avni Aker’de yaşanan “harbe” benzetme bulabilen Şenol Hoca'ya sözüm: Polyanna’nın sonunu ben yedim zannediyordum sana da mı kalmış…!
Ne demiştik maç öncesi “En iyi plan Allah’ın”. Daha çok güzel planları olduğuna eminim :)
Ve Aykut Hoca. O muhteşem goller sonrası bile “Aman sevinmeyin, üzmeyin insanları” diye yedek kulübesine kızan 'Kocaman' adama şapka çıkarmaktan başka ne gelir elimden. Ona hararetle kalem oynatan eller titrer mi artık bilmem ama yürekler sızlamıştır umarım dün gece… Sözüm sana Kocaman spiker…
Evinde ağırladığı BJK’yi alt edemeyip, puan çalamadı diye TS’ye kızan arkadaşlar ne çok yolunuz var gidecek…
Ya da borsada yüzde 10’u geçen o rekorun 177 milyonluk faturasını ödersiniz…
Kabul play-off denen sistem başlı başına saçmalık. Kabul boşu boşuna gerildik. Ama biraz insaf be kardeşim sahanızı kapatıp oynamayın mı dediler 4 takımda çıkıp oynamadık mı 5 hafta kıran kırana. En çok da biz kırılmadık mı? TS’ye kart çıkaramayan hakem itiraz etti diye Gökhan’ı tek kalemde harcamadı mı mesela… 5 puan önde girdiğiniz yarışta bize oyun oynadılar diyemezsiniz. Oyun sahada oynandı ve üzgünüm kaleyi bulamadınız.
Linç etmekten bıkmadığınız, başkanından muhasebecisine içerde olan takımın önünde 2 maç 2 kupa var. İsyanınızı anlıyorum. Ben olsam ben de “yuh ayıp ama” derdim bu hale. Her hafta şampiyonluk kutlamasına hazırlanıp her maç sonrası evime boynu bükük dönsem ben de kızardım. Ne deseniz haklısınız saygı duyuyorum zaten kaybettiğiniz bir şey yok.
Kim bilir 2 maç’ta 2 kupa da kaybedilecek belki… Ama kim çıkıp, kutlama yapamazsınız diyecek bize… Hangi kupa ya da şampiyonluk bu var olma mücadelesinin karşılığı olabilir ki… Şampiyonluk da kupa da laf... Ne güzel diyordu Lube Ayar; Liginiz de sizin olsun kupanız da Fenerbahçem’e taş atan elleriniz kırılsın.
105 yıllık çınarın hiçbir şampiyonluğu bu kadar kıymetli değil gözümde 2. olsak 16 Mayıs günü 19 mayıs stadında kupayı kaldıran taraf biz olmasak da hiçbir şey değişmeyecek…
Aykut Kocaman diyordu ya : "Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır" diye. Az kaldı o güne.
Gecenin bir vakti açıklanmasını hala abes bulsam da sonucu bağlıyor beni. Şikeden ceza yok. Olmayın şeyin cezasının nasıl olacağını anlamamıştık zaten aylardır. Tıpkı Aziz Başkan'ın hala neden içeride olduğun anlamadığımız gibi
Her şey bir yana Volkan’ın sözleri yine zihnimde dönüp duruyor. “Demek ki bize rahatlık yaramıyor” Henüz şampiyon değiliz bir 90 dk daha var… Sabırla,inatla, inançla, Fenerbahçe’ye yakışırca geçirilmesi gereken .
Ne güzel şey “Fenerbahçeliyim” demek…
Ve ne güzel son söz “FENERBAHÇE"
Not: Bunların tamamını defalarca duydunuz eminim olsun bir kere de topluca okuyun istedim kimbilir...




